seçilim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
seçilim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ağustos 2018 Salı

BAVUL ACADEBİ

Seçimlerimizde ÖZGÜR DEĞİLİZ



Kimi Mercedes yerine Toyota almayı tercih ediyor,Kimileri tatil için Paris seçerken bazıları Tayland’ı seçiyor.Pek çok deneyde bu kararları alan tek bir benlik olmadığını gösteriyor; Aldığımız kararları içimizde sürekli çelişen ve çatışan farklı oluşumlardan doğmaktadır.


 Daha iyi anlaşılması için üç aşamalı bir deney gerçekleştiriliyor.Deneyin ‘kısa deneme’ olarak adlandırılan etabında katılımcılara ellerini bir dakikalığına 14 derece ısıda su dolu bir kaba sokarlar; Bu sıcaklık seviyesi deneklere acı vermese de rahatsız edebilecek bir soğukluktur.
Altmış saniye sonra deneklere ellerini çıkarmalarını söylenir. Uzun deneme süresinde  katılımcılardan diğer ellerini aynı ısıda su dolu başka bir kaba yerleştirmelerini istenir; Bu sefer kaba ilave olarak belirli süreden sonra bir miktar sıcak su eklenir.
Deneyin üçüncü kısmında ise iki denemeden birini tercih ederek tekrarlamaları istendiğinde katılımcıların %80’i uzun denemeyi tekrarlamayı tercih eder;
Deneyimleyen benliğimiz için uzun denemenin daha kötü olduğu ortadır. Uzun denemede sıcak su ilave edilmesi hala rahatsız edicidir.
Anlatıcı benlik ise bir deneyimin değerini,deneyimi oluşturan olayların içindeki dönüm noktalarının ortalaması üzerinde belirlenir; Soğuk su deneyinde suyun soğuk olduğu ve sonrasında sıcaklığı artığı kısmın ortalamasını alır ve ‘suyun biraz daha ılık’ olduğu sonucuna varır.
Son Kademede
Evrim bu hileyi çok öncesinde kullanmıştır. Doğum sırasında kadınların yaşadığı dayanılmaz acılar düşünüldüğünde hiçbir kadın tekrardan doğum gerçekleştirme ihtimali düşüktür; Ancak sonrasında hormon sistemi ağrıyı azaltan ve rahatlamayla beraber mutluluk hissi de yaratan kortizol ve beta-endorfin hormonları salgılanır.


Devamını Oku

11 Temmuz 2018 Çarşamba

BAVUL ACADEBİ

Panama’da Bir Grup Beyaz Yüzlü Kapuçin Maymunu da Taş Devrine Girdi




Panama’daki Smithsonian Tropik Araştırma Enstitüsü, yıllardır maymunların taş aletler kullandığı uzak bir adadan bahsediyorlardı.
Bir botanikçi, uzun zaman önce yapılan bir araştırma sırasında bu olaya şahit olmuştu – ancak o zamanlar faunadan ziyade floraya daha fazla ilgi duyan araştırmacı, bu olay üzerinde pek durmamıştı. Çünkü bölgeye tekrar geri dönüp araştırma yürütmek; yeni maddi kaynakları, yaklaşık 56 kilometrelik bir tekne yolculuğunu, yoğun tropikal orman içerisinde yüzmeyi, kayalık bölgede tırmanmayı gerektirmesi gibi oldukça zahmetli bir iş olarak görünüyordu. Dolayısıyla bu olay, bir süre boyunca yalnızca bir söylenti olarak kaldı.
Ancak geçen yıl, Max Planck Enstitüsü’nden araştırmacılar, Panama Coiba Ulusal Park’ına ulaştıklarında gördükleri şeyin orada olmaya değdiğini fark ettiler: Küçük beyaz yüzlü kapuçin maymunları, deniz kabuklu hayvanları, kabuklu yemişleri ve diğer yiyecekleri açabilmek için vücutlarının neredeyse yarı ağırlığındaki taşları bir çekiç gibi kullanıyorlardı.
Bu kapuçinler, kendi cinsleri içerisinde taş alet kullanan ilk grubu oluşturuyor ve bugüne kadar da insan dışında taş alet kullanan dördüncü primat gurubu olarak kayıtlara geçti.

Daha da garip olanı, Jicaron’un yanı sıra maymunların bulunduğu iki yakın adanın da incelenmiş olmasına rağmen, alet kullanımı, yaklaşık 1.5 km uzunluğundaki kıyı şeridini işgal eden bir grup kapuçin arasında gözlemlendi. Araştırmacılar, alet kullanımının görülmediği bölgelere “deneysel” çekiç ve örsler bırakmış olsa da, maymunların bu aletleri görmezden geldikleri görüldü.
Akıldaki soru ise; görünüşte önemli olan bu davranış neden bütün adaya yayılmadı? Alet kullanan bu tek grubu özel kılan nedir?
Bu yeni çalışma, ön baskı sitesi bioRxiv‘de yayımlandı. Yani makale, henüz hakemli bir dergide yayımlanmadı ve resmi olarak başka bilim insanlarının incelemesine henüz tabi tutulmadı. Ancak Arizona State Üniversitesi’nden bir davranış ekolojisti olan Joan Silk, çalışmanın “bu yeni gözlemin dikkatli ve güzel bir tanımlayıcı analizi” olduğunu belirtiyor.

Devamını Oku